Hayatın Ucunu Görüyorum


İyi haftalar yeni bir Pazartesi Yazılarından merhaba,

Geçen Hafta bir sevdiğim akrabam daha hayatın ucuna gitti. Bilmiyoruz sadece inanıyoruz ki yeni bir dönem onun için başladı. Bizler için her şey olduğu gibi devam ediyor. Belki onsuz gidiyor ama değişen bir şey yok. Çünkü zaten hiç yanımda değil di. Onun suçu mu? Hayır? Bu benim ve bu koşulu sağlayan herkesin seçimi. Neden? sürekli üzerinde durduğum güdülenme sorunundan. Güdülenme sorununu tekrar anlatmayı gerek duymuyorum. Merak edenler lütfen tüm yazılarımı okusunlar. Okuyanlara aynı konuları burada tekrar tekrar yazarak haksızlık etmek istemiyorum. Bizler bu kadar kalabalık bir ortamda sürekli birbirimizden uzaklaşarak sorunları çözeceğimizi düşünüyoruz. Halbuki uzaklaşmak, sorunu orada bırakmak anlamını taşıyor. Sorun çözmek beraber yaşamaya gayret etmek demektir. Beraber yaşayabiliyorsak hayatımızın ucunu görüyoruz demektir. Çünkü bir gün olmayacağız veya olmayacaklar. Olmayacakları andan itibaren pişmanlıkları size ne geri getirir? Hiçbir şey geri getirmez. Amaaan boşver sadece buna mı pişman oluyoruz. Hayır sadece buna pişman olmuyoruz. Mutluluk, pişmanlıkla ters orantılıdır. Ne kadar az pişmanlığın varsa o kadar daha mutlusundur. Hayatımızdan bir pişmanlık daha azaltmak için Hayatın ucunu görmek lazım.

Beraber yaşamaya gayret etmeliyiz. Bunun formülü çok basit. Çok basit kelimesini çevremde kullandığımda gülüyorlar. Hadi madem çok basit gel yap diyorlar. İyi de formülü çok basit diyorum. Uygulamak için sizinde çabalamanız gerekli. Çevrenizin inadına karşı direnmeniz gerekli. Bunu yaparken düşünmeniz gereken bir tek nokta var. Bunu kendi sağlığınız, huzurunuz için yapıyorsunuz. Kimse için iyilik yapmıyorsunuz. Sadece ve sadece kendiniz için gayret ediyorsunuz. Siz beraber yaşamaya çabaladıkça siz mutlu olacaksınız. Karşınızdaki ise aynı çabayı gösterirse mutlu olacaktır. İnanmadığım tek bir şey var : KARŞINDAKİNİ MUTLU ET. Çok saçma... Bak güzel arkadaşım, sen bir kadına çiçek verdiğinde o mu mutlu oluyor. Hayır... Sen mutlu oluyorsun. Çünkü onun mutlu olduğunu görüyorsun. Onun mutluluğunu görmek ilk mutluluk kaynağın oluyor. İkincisi ise o mutlu olduğu için seni mutlu etmeye çalışır. Duyamadım. Evet evet bunu anlamayan içi kötülük dolu olanlar da var. İyilik yapsan da fark etmeyenler de var. Bu durumunda çözümü çok basit kökü niyete dayanıyor. Bunun için de niyet adlı yazımı okumanı öneririm. Kime ne kadar iyilik yaparak kendini mutlu edeceğini ancak uygulayarak anlarsın. Bazılar bir iyilikle karşılık bulur. Bazıları on iyilikle karşılık bulur. Bazılarını da ne yapsan boştur. Sadece kötülüklerine karşı kötülük üretmeden iyiliği belli dozda devam ettirmelisin. Aksi takdirde ona kötülük düşüneyim derken hayatın ucuna gelmişsin. Buradaki kritik ve anlamanız gereken en temel konu : İYİLİK KENDİMİZİ MUTLU ETMEK İÇİN YAPILIR. Mutlu olmak istiyorsun iyilik yap.

İyilikten kasıt nedir? Bu bir lütuf mudur? Tabii ki hayır. TDK bu sözü iki anlamda kullanmış. 1. iyi olma durumu, iyi olanın niteliği. 2. hiçbir karşılık beklemeksizin yapılan yardım. Biz birinci durumdan bahsediyoruz. Yani iyi olma durumundan bahsediyoruz. Karşımızdaki kılıçla saldırsa da kalkanımız ile darbeleri engelleyip, kılıcı elinden düşürmek; sonrasında ona zarar vermeyeceğimizi anlatıp sakinleştirmek'den bahsediyorum. ( Burada kılıç ve kalkanın mecazi anlamda kullanıldığının altını çizmekte fayda var. ) Bazen sadece kalkanla savunmada kalmak da iyiliktir. Ötesine geçmek fedakarlık olabiliyor. Buna karar vermeniz için karşınızdakinin ne kadar kıymetli olduğu ile alakalıdır. Herkes kıymetli değildir. Olmamalıdır. Eğer kıymetli kişiler ile kıymetsiz kişileri aynı olduğunu hissettirirseniz mutsuz olmaya zemin hazırlarsınız. O nedenle fedakarlık ile iyilik arasındaki çizgiyi korumakta fayda vardır.

Hayatın ucuna iyi bakın. Bu uca bakarken sakın unutmayın. Kendi hayatınızın ucuna değil, çevrenizdekilerin hayatının ucuna bakın. Çünkü sizin hayatınızın ucunda zaten yalnız kalacaksınız. Diğerleri geride kalacak. Önemli olan, onlar hayatınlarının ucundayken, sizin onlar hakkındaki pişmanlıklarınız olup olmamasıdır. Onlardan size kalacak en büyük yük olacaktır pişmanlıklar. Tamiri, Tekrarı ve Telafisi Yok...


28 görüntüleme

iLETİŞİM  : KONAK MAHALLESİ, KONAK CADDESİ,  GEMİCİ SOKAK, NO: 1/B NİLÜFER BURSA  TEL :0224 451 30 71 email : bilgi@bilkoras.com

Bu site  BİLKORAS SATIŞ VE PAZARLAMA EKİBİ tarafından yapılmıştır.