Öğrenilmiş çaresizlik...


Merhabalar, her yazımda bir sonraki yazımı yazarken, ülkenin durumunun nasıl gelişeceğini düşünerek yazıyorum. Geçmişe baktım da istikrarlı bir şekilde ilerlediğimizi görüyorum. Bir istikrar olması gayet güzel ve başarılı. Tabii ki bu istikrar yukarı doğru yani iyileşmeye doğru olsaydı daha güzel olacaktı. Bu durumun kesinlikle hükümetler veya partiler ile alakalı olduğunu düşünmüyorum. Temel nedeni insanlarımızdır. Toplumdur. Bu cümlelerden sonra herkesin hayalinde canlanan cahil,okumayan,kendini geliştirmeyen,kültürel geziler yapmayan,sinemaya gitmeyen vb. sıfatlar gelecektir. Evet haklısınız belki çoğunluğunu bu sıfatlar oluşturuyor. Ancak, bu ülkede bu sıfatların tam tersi olup da ülkenin bu durumda olmasına katkısı olmayan topluluk yok mu? Hani o sürekli kendini geliştiren, üniversite okumuş, bilmem kaç dil bilen, sürekli kitap okuyan, sinemaya giden, hayatı takip eden, aktif dinamik grup. Bu gruplar da var elbet. Bence en büyük suçlu bu gruptur. Neden mi?

Bencillikten dolayı. Bildiklerini, gördüklerini, öğrendiklerini, toplum yararına paylaşmadıklarından dolayı en çok onlar suçludur. Bana anlatılan bir hikaye vardı. Sürekli aklımın bir kenarındadır. Zaman zaman hortlar... Bizim bir büyüğümüz çok okuyan, bilgili biri akşamları sürekli kahveye gidermiş. Eşi olan bayan ise ona : "Bey, akşamları neden gidersin bu kahveye sana yakışıyor mu? " dermiş? Cevap : "Ben ve benim gibiler de oralardan uzak kalırsa, bildiklerimizi biz nasıl aktaracağız. Bu topluma katkımızı nasıl yapacağız " dermiş. Bu cümle bizim büyüğümüzün kıvrak zekasından mı gelmiş ve eşini akşam kahveye gitme nedenini bir mantığa büründürerek kendisine hak vermesini mi sağlamış, bilemem. Ancak haklılık payı yok değil. O grubun en büyük eksikliğidir. Hal böyle olunca diğer gruptakilerin doğru kararları vermemeleri ve ülkenin sürekli aşağıya gitmesi de çok doğaldır.

Konumuz bu giriş ile aslında doğru orantılı. Bazı değer verdiğim, karakterlerini beğendiğim insanlarla hayat üzerine konuşurken, bu cümleyi bana yakıştırdılar. Her zaman ki gibi onları böyle bir hal içinde olmadığıma ikna etmeye çalışmadım. Ancak aklımın bir köşesinde de kaldı. Benim durumumun bununla bir alakası olmadığını düşündüğümden. İlk önce öğrenilmiş çaresizlik sendromunun ne olduğunu okudum : “Kişilerin; bazı durumlarda çok sayıda başarısızlık yaşamasına bağlı olarak ,başlamadan kaybetme gerçeğine körü körüne inanıp, tekrar deneme cesaretlerini kaybetmiş olmaları durumu .”Tabiî ki sadece bu tanım ile sınırlı kalmadım. Ancak burada sizleri sıkmamak adına kısa bir özetini aldım. Sonra üzüldüm. Bu arkadaşım sanırım beni hiç dinlememiş. O akşam belki iyi dinleseydi, hayattan en fazla benim umutlu olduğumu çok iyi anlayacaktı. Aslında başarısızlık konusunda haklılık payı vardı. Hayatımda başarısızlık sayısı fazladır. Ama atlanan kısmı ; Hayata küsmediğimdir. Ona da hak veriyorum. Onu da güdüleyenler o şekilde güdülediler. Acaba öğrenilmiş çaresizliğin tanımı mı yanlış? Acaba Öğrenilmiş çaresizlik : Hayatta tekbir doğrunun olduğunu öğretip, toplumu sadece o doğrular peşinde koşturup, o doğruların yapılmadığı zaman, psikolojik bir sorun uyarısı vermek midir?

Yazılarımda en çok dikkat ettiğim nokta : Yazdıklarımı bir daha yazmamaktır. Bu nedenle bu yazımı eğer o arkadaşım veya arkadaşlarım okuyorsa 29/06/2015 Tarihinde yazdığım Başarı adlı yazıyı okumasını tavsiye ediyorum. Şimdi farkına vardım ki iki yılı aşmış yazı yazıyormuşum....

Bana göre öğrenilmiş çaresizlik tanımında gizlidir. Bir kişiye hedef , mutluluk veya başarı gibi kelimelerin tanımlarını saptırarak da çaresiz bir duruma sokabilirler. Aman dikkat... Bu tanımları kendi koşullarınız içinizde düşünerek kurgulayın. Yoksa sizde çaresiz bir şekilde tanımların içinde boğulursunuz. Toplumumuzun genel sorunu budur. Bu nedenle parasız olduğunuzu düşünüyorsunuz. Bu nedenle işsiz olduğunuzu düşünüyorsunuz. Bu nedenle kendinizde eksik bir şeyler olduğunu düşünüyorsunuz. Bu nedenle de mutlu değilsiniz.

#KişiselGelişim #SürekliGelişim #BilgehanBilgin #Yazı

50 görüntüleme

iLETİŞİM  : KONAK MAHALLESİ, KONAK CADDESİ,  GEMİCİ SOKAK, NO: 1/B NİLÜFER BURSA  TEL :0224 451 30 71 email : bilgi@bilkoras.com

Bu site  BİLKORAS SATIŞ VE PAZARLAMA EKİBİ tarafından yapılmıştır.